VEKİL EROL; ELAZIĞ’DA NEDEN YATIRIM ALANI İLAN EDİLMEDİ?
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, bu kez de Elazığ’da neden yatırım alanı oluşturulmadığını sorguladı.
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol; “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından “Yatırım Alanı” ilanına ilişkin kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte, sayın sanayi ve teknoloji bakanının açıklamasıyla Türkiye genelinde 13 ilde 16 bölgenin yatırım alanı olarak belirlendiği görülmektedir. Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Nevşehir, Yozgat, Hatay ve Konya gibi iller bu kapsama alınırken Elazığ’ın bir kez daha böylesi önemli yatırım listesi dışında bırakılması, şehir adına ciddi bir ekonomik büyümeye yönelik kayıp olup ilin ekonomisini büyütecek üretim değerlerini zenginleştirecek yeni istihdam alanları yaratacak bir hükümet politikasını ve yatırımını Elazığ da görmek yine mümkün olmamıştır” dedi.
“ELAZIĞ NEDEN LİSTE DIŞINDA?”
Açıklamasını sürdüren Milletvekili Erol; “İlgili mevzuat son derece açıktır. Yatırım alanlarının nasıl ve hangi kriterlere göre belirleneceği Bakanlığın kendi yönetmeliğinde net biçimde tanımlanmıştır. Buna göre; “Yatırım alanlarının ön tespit çalışması; mevcut ve gerçekleştirilmesi planlanan liman, havaalanı, demiryolu ve karayolu yatırımları gibi ulaşım ağları yanında enerji ve su temin altyapısı, hammadde ve ilgili pazarlara yakınlık, arazinin topoğrafik yapısı, mülkiyet durumu, su kaynakları ve taşkın risk durumu, havza ölçekli yönetim planı, korunan alanlar için hazırlanmış yönetim planı ve çevre düzeni planı kararları dikkate alınarak Bakanlık tarafından yapılır.” Bu hüküm açıkça göstermektedir ki yatırım alanlarının belirlenmesi yetkisi doğrudan Bakanlığa aittir ve değerlendirme kriterleri teknik, nesnel ve ölçülebilir unsurlara dayanmaktadır. Tam da bu noktada şu soruyu sormak zorundayız: Elazığ, demiryolu ağına sahip, iki pistli havalimanı bulunan, iller arası karayolu duble yol olan bağlantıları güçlü, Doğu ve Güneydoğu’yu İç Anadolu’ya bağlayan güney kuzey doğu batı aksında stratejik bir kavşak noktası olması enerji ve su kaynakları açısından Keban barajı gibi ciddi avantajlar barındırmasına; sanayi yatırımları için uygun arazi yapısına ve lojistik olarak “mükemmel” denilebilecek bir konuma sahip olmasına rağmen ve deprem sonraları yenilenen bina stokuyla depreme dirençli bir kent olan Elazığ bu iller arasına hangi gerekçeyle dahil edilmemiştir? Bu sorunun cevabı teknik değil, siyasidir. Geçtiğimiz günlerde dile getirdiğimiz ve ne yazık ki her geçen gün daha da doğrulanan bir gerçek vardır: Elazığ, ekonomisini güçlendiren yeni üretim değerlerinin şehrine kazandıran ve binlerce kişiye istihdam sağlayacak bu önemli projeden Elazığ yararlanamamasının nedeni ilin siyasi yaptırımını olmamasından kaynaklıdır Yatırım alanı ilanları, Organize Sanayi Bölgeleri’nin gelişmesi, yeni sanayi yatırımlarının teşvik edilmesi, istihdamın artırılması ve şehirlerin ekonomik olarak güçlendirilmesi açısından hayati önemdedir. Bugün Elazığ’ın bu listenin dışında bırakılması, sadece bugünün değil, önümüzdeki yılların da kaybedilmesi anlamına gelmektedir. Gelecek dönemde yapılacak OSB yatırımlarından Elazığ’ın yeterince faydalanamama riski açıkça ortadadır. Depremlerle ağır yara alarak ekonomik olumsuzluklarla karşı karşıya kalan sanayisini ayağa kaldırmaya çalışan, genç nüfusuna iş imkânı yaratmak isteyen bir şehrin; böylesine önemli bir yatırım planlamasının dışında tutulması kabul edilemez. Elazığ, bu kararla kendi kaderine terk edilmiş bir şehir haline gelmektedir; ancak maalesef siyasilerimiz hala bunun farkında değillerdir Şunu açık ve net ifade ediyorum: Elazığ’ın bu tür desteklerden mahrum bırakılmasına sessiz kalmayacağız. Her konuda olduğu gibi bu meselede de şehrimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Elimizden ne geliyorsa yapacak, bu konunun takipçisi olacak ve Elazığ hak ettiği yere gelene kadar mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.